Imantree › Kur'an-ı Kerim › Nâziât Suresi
Nâziât Suresi – Söküp Çıkaranlar
النازعات
Nâziât Suresi (Arapça النازعات, “Söküp Çıkaranlar”) Kur'an-ı Kerim'in 79. suresidir. Mekke'de indirilmiştir ve 46 ayettir. Medine Mushafı'nda 30. cüzde, 583. sayfada başlar.
- İndiği yer
- Mekke
- Ayet sayısı
- 46
- Cüz
- 30
- Sayfa (Mushaf)
- 583
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
وَٱلنَّٰزِعَٰتِ غَرْقًۭا
Wan naazi 'aati gharqa
Canları boğarcasına şiddetle çekip alanlara and olsun,
فَٱلسَّٰبِقَٰتِ سَبْقًۭا
Fass saabi qaati sabqa
Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun
فَٱلْمُدَبِّرَٰتِ أَمْرًۭا
Fal mu dab-bi raati amra
Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun
يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِى ٱلْحَافِرَةِ
Ya qoo loona a-inna lamar doo doona fil haafirah
Derler ki: "Biz eski halimize mi döndürüleceğiz?"
أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمًۭا نَّخِرَةًۭ
Aizaa kunna 'izaa man-nakhirah
"Ufalanmış kemik olduğumuz zaman mı?"
قَالُوا۟ تِلْكَ إِذًۭا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌۭ
Qaalu tilka izan karratun khaasirah.
Derler ki: "O takdirde bu zararına bir dönüştür."
فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌۭ وَٰحِدَةٌۭ
Fa inna ma hiya zajratuw-waahida
Doğrusu bir tek çığlık yetecektir.
هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ
Hal ataaka hadeethu Musaa
Musa'nın başından geçen olay sana geldi mi?
إِذْ نَادَىٰهُ رَبُّهُۥ بِٱلْوَادِ ٱلْمُقَدَّسِ طُوًى
Iz nadaahu rabbuhu bil waadil-muqad dasi tuwa
Tuva'da, kutsal bir vadide, Rabbi ona şöyle hitap etmişti:
ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ
Izhab ilaa fir'auna innahu taghaa.
"Firavun'a git; doğrusu o azmıştır."
فَقُلْ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ
Faqul hal laka ilaa-an tazakka.
"Ona de ki: Arınmağa niyetin var mı?"
وَأَهْدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخْشَىٰ
Wa ahdi yaka ila rabbika fatakh sha
"Rabbine giden yolu göstereyim ki O'na saygı duyup korkasın."
فَأَرَىٰهُ ٱلْءَايَةَ ٱلْكُبْرَىٰ
Fa araahul-aayatal kubra.
Bunun üzerine ona en büyük mucizeyi gösterdi.
فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ ٱلْأَعْلَىٰ
Faqala ana rabbu kumul-a'laa.
"Sizin en yüce rabbiniz benim" dedi.
فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلْءَاخِرَةِ وَٱلْأُولَىٰٓ
Fa-akha zahul laahu nakalal aakhirati wal-oola.
Allah bunun üzerine onu dünya ve ahiret azabına uğrattı.
إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَعِبْرَةًۭ لِّمَن يَخْشَىٰٓ
Inna fee zaalika la'ibratal limaiy-yaksha
Doğrusu bunda Allah'tan korkan kimseye ders vardır.
ءَأَنتُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَمِ ٱلسَّمَآءُ ۚ بَنَىٰهَا
A-antum a shaddu khalqan amis samaa-u banaaha.
Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.
رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوَّىٰهَا
Raf'a sam kaha fasaw waaha
Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.
وَأَغْطَشَ لَيْلَهَا وَأَخْرَجَ ضُحَىٰهَا
Wa aghtasha lailaha wa akhraja duhaaha.
Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.
وَٱلْأَرْضَ بَعْدَ ذَٰلِكَ دَحَىٰهَآ
Wal arda b'ada zaalika dahaaha.
Ardından yeri düzenlemiştir.
أَخْرَجَ مِنْهَا مَآءَهَا وَمَرْعَىٰهَا
Akhraja minha maa-aha wa mar 'aaha.
Suyunu ondan çıkarmış ve otlak yer meydana getirmiştir.
مَتَٰعًۭا لَّكُمْ وَلِأَنْعَٰمِكُمْ
Mataa'al lakum wali an 'aamikum.
Bunları sizin ve hayvanlarınızın geçinmesi için yapmıştır.
فَإِذَا جَآءَتِ ٱلطَّآمَّةُ ٱلْكُبْرَىٰ
Fa-izaa jaaa'atit taaam matul kubraa.
Güç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar.
يَوْمَ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَٰنُ مَا سَعَىٰ
Yauma Yata zakkarul insaanu ma sa'aa.
Güç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar.
وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِمَن يَرَىٰ
Wa burrizatil-jaheemu limany-yaraa.
Cehennem her bakanın göreceği şekilde gösterilir.
فَأَمَّا مَن طَغَىٰ
Fa ammaa man taghaa.
İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.
وَءَاثَرَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا
Wa aasaral hayaatad dunyaa
İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.
فَإِنَّ ٱلْجَحِيمَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ
Fa innal jaheema hiyal maawaa.
İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.
وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ وَنَهَى ٱلنَّفْسَ عَنِ ٱلْهَوَىٰ
Wa ammaa man khaafa maqaama Rabbihee wa nahan nafsa 'anil hawaa
Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.
فَإِنَّ ٱلْجَنَّةَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ
Fa innal jannata hiyal maawaa
Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.
يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَىٰهَا
Yas'aloonaka 'anis saa'ati ayyaana mursaahaa
Senden kıyametin ne zaman gelip çatacağını sorarlar.
إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخْشَىٰهَا
Innamaaa anta munziru maiy yakshaahaa
Sen sadece kıyametten korkanı uyaransın.
كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَىٰهَا
Ka annahum Yawma yarawnahaa lam yalbasooo illaa 'ashiyyatan aw duhaahaa
Kıyameti gördükleri gün dünyada ancak bir akşam yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış olduklarını sanırlar.
Türkçe meal: Diyanet İşleri Başkanlığı. Arapça metin: Osmanlı (Uthmani) hattı.
114 surenin tamamı
- 1. Fâtiha
- 2. Bakara
- 3. Âl-i İmrân
- 4. Nisâ
- 5. Mâide
- 6. En'âm
- 7. A'râf
- 8. Enfâl
- 9. Tevbe
- 10. Yûnus
- 11. Hûd
- 12. Yûsuf
- 13. Ra'd
- 14. İbrâhîm
- 15. Hicr
- 16. Nahl
- 17. İsrâ
- 18. Kehf
- 19. Meryem
- 20. Tâhâ
- 21. Enbiyâ
- 22. Hac
- 23. Mü'minûn
- 24. Nûr
- 25. Furkân
- 26. Şuarâ
- 27. Neml
- 28. Kasas
- 29. Ankebût
- 30. Rûm
- 31. Lokmân
- 32. Secde
- 33. Ahzâb
- 34. Sebe'
- 35. Fâtır
- 36. Yâsîn
- 37. Sâffât
- 38. Sâd
- 39. Zümer
- 40. Mü'min
- 41. Fussilet
- 42. Şûrâ
- 43. Zuhruf
- 44. Duhân
- 45. Câsiye
- 46. Ahkâf
- 47. Muhammed
- 48. Fetih
- 49. Hucurât
- 50. Kâf
- 51. Zâriyât
- 52. Tûr
- 53. Necm
- 54. Kamer
- 55. Rahmân
- 56. Vâkıa
- 57. Hadîd
- 58. Mücâdele
- 59. Haşr
- 60. Mümtehine
- 61. Saff
- 62. Cum'a
- 63. Münâfikûn
- 64. Tegâbün
- 65. Talâk
- 66. Tahrîm
- 67. Mülk
- 68. Kalem
- 69. Hâkka
- 70. Meâric
- 71. Nûh
- 72. Cin
- 73. Müzzemmil
- 74. Müddessir
- 75. Kıyâmet
- 76. İnsân
- 77. Mürselât
- 78. Nebe'
- 79. Nâziât
- 80. Abese
- 81. Tekvîr
- 82. İnfitâr
- 83. Mutaffifîn
- 84. İnşikâk
- 85. Bürûc
- 86. Târık
- 87. A'lâ
- 88. Gâşiye
- 89. Fecr
- 90. Beled
- 91. Şems
- 92. Leyl
- 93. Duhâ
- 94. İnşirâh
- 95. Tîn
- 96. Alak
- 97. Kadir
- 98. Beyyine
- 99. Zilzâl
- 100. Âdiyât
- 101. Kâria
- 102. Tekâsür
- 103. Asr
- 104. Hümeze
- 105. Fîl
- 106. Kureyş
- 107. Mâûn
- 108. Kevser
- 109. Kâfirûn
- 110. Nasr
- 111. Tebbet
- 112. İhlâs
- 113. Felak
- 114. Nâs